İHTİYATİ HACİZ NEDİR?

İHTİYATİ HACİZ NEDİR?

İhtiyati haciz, alacaklarının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için, mahkeme kararı ile borçlunun mallarına önceden ve geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati haciz ihtiyati tedbirin özel bir türü olarak İcra ve İflas Kanunu’nda düzenlenmiştir (Kuru, B. İcra ve İflas Hukuk El Kitabı, 2. b., Ankara 2013, s..1033-1034).

İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) “ihtiyati haciz şartları” başlıklı 257’nci maddesi şu şekildedir:

“Rehninle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.

Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:

1- Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa:

2- Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;

Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder” şeklinde düzenlenmiştir.

Madde metni nazara alındığında borcun vadesinin gelip gelmediğinin önemli olduğu anlaşılmaktadır. ihtiyati haczin vadesi gelmiş borçlarda uygulanmasında İİK.257/1 maddesi uygulama bulurken vadesi gelmemiş borçlarda İİK.257/2 maddesinin uygulama bulacağı anlaşılmaktadır.

1.İcra Hukuku Bakımından Muacceliyet (Vadesi Gelme) Kavramı:

Bu aşamada muacceliyet kavramı üzerinde durulmasında yarar bulunmaktadır. Muacceliyet alacaklı tarafından edimin talep edilebilir ve borçlunun da bu talebe uyarak edimi yerine getirmekle yükümlü olmasını ifade eder. Muacceliyet ile vade aynı şey değildir; ihtiyati haciz uygulaması bakımından vade ve muacceliyet anının belirlenmesi gerekir (Özekeş. M.: İcra ve İflas Hukukunda İhtiyati Haciz, Ankara 1999).

2.İhtiyati Haczin Talep Edilmesi ve Teminat Nasıl Olur?
İhtiyati haciz kararına yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı, alacağı ve haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.

İhtiyati haciz istiyen alacaklı hacizde haksız çıktığı taktirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mesul ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 96. maddesinde yazılı teminatı vermeye mecburdur.

Teminat ancak alacak bir ilama bağlanmış ise aranmaz.
Alacak ilam niteliğinde belgeye dayalı ise(İİK.38) mahkeme teminata gerek olup olmadığını takdir eder.

İcra ve İflas Kanununun 38. Maddesinde Sayılan İlâm Niteliğinde Belgeler Hangileridir?
Mahkeme huzurunda yapılan sulhler,
Mahkeme huzurunda yapılan kabuller,
Para borcu ikrarını içeren düzenleme şeklinde hazırlanan noter senetleri,
İstinaf kefaletnameleri,
Temyiz kefaletnameleri ve.
İcra dairelerindeki kefaletnameler.

3.İhtiyati Haciz Kararının İcrası Ne Şekilde Olur?
İhtiyati haczin icrasının ne şekilde olacağına dair İİK.261 .maddeyi incelemek gerekmektedir. İlgili maddede;

”Alacaklı, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden kararın infazını istemeye mecburdur. Aksi halde ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar.

….İhtiyati haczin infazı ile ilgili şikayetler infazı yapan icra dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesine yapılır.” şeklinde hükümler bulunmaktadır.

Yetki mahkemeden ihtiyati haciz kararı verildikten sonra 10 gün içinde içerisinde kararı veren mahkeme ile aynı yetki çevresindeki icra dairelerinde ihtiyati haczin infazı için talepte bulunulması önem arz etmektedir.

İİK. 264. Madde ”Dava açılmadan veya icra takibine başlanmadan evvel ihtiyati haciz yaptırmış olan alacaklı; haczin tatbikinden, haciz gıyabında yapılmışsa haciz tutanağının kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ya takip talebinde (Haciz veya iflas) bulunmaya veya dava açmaya mecburdur.”

YARGITAY VE BAM KARARLARI IŞIĞINDA İHTİYATİ HACİZ

T.C.YARGITAY 4 . HUKUK DAİRESİ E. 2016/9599 K. 2018/6494, 24.10.2018

***HAKSIZ İHTİYATİ HACİZDE ALACAKLININ MANEVİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN KUSUR SORUMLULUĞU***

“…İhtiyati haciz haksız ve bundan maddi zarar doğmuşsa, alacaklı kusurlu olmasa dahi, zarar görene maddi tazminat ödemekle yükümlüdür. Buna karşılık, haksız ihtiyati haciz koyduran alacaklının kusursuz sorumluluğu sadece maddi tazminat bakımından olup, manevi tazminat yönünden 818 Sayılı BK’nın 49. maddesindeki ( 6098 Sayılı TBK’nın 58.maddesi ) koşulların oluşması gerekir. Bu maddeye dayalı sorumluluk ise, kusura dayalıdır. Bu itibarla, alacaklının kötüniyetli veya iyiniyetli olup olmadığı da sonuca etkili olup, ağır olmasa da kusurlu olması da gerekmektedir. Davalının farklı tarihlerde davacının hesabına internet bankacılığı yoluyla belli miktarlarda para gönderdiği, ödenmediği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinde bulunduğu, aynı dekont sebebiyle başlatılan mükerrer talebe konu icra takibinden sehven yapıldığı gerekçesiyle feragat edildiği gözetildiğinde davalının kötüniyetli ve kusurlu olduğundan bahsedilemez. Bu nedenle mahkemece, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir…”

T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2017/11-46 K. 2018/119, 7.2.2018

***İHTİYATİ HACİZ KARARINA İTİRAZ SONUCUNDA VERİLEN KARARA KARŞI GİDİLEN ÜST KANUN YOLUNDA VERİLEN KARAR KESİNDİR***

“…Bu durumda mahkemece verilen ihtiyati haciz isteminin kabulüne dair karara borçlunun itirazı üzerine verilen itirazın reddi yönündeki mahkeme kararına karşı, borçlu tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine Özel Dairece hüküm altına alınan bozma kararı, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 265. maddesi gereğince kesindir. Kesin nitelikteki bu bozma kararına karşı yerel mahkemece direnme kararı verilmesi usulen olanaklı değildir. O hâlde kesin nitelikteki Özel Daire kararına uyulması gerekirken açık yasa hükmü göz ardı edilerek önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Hal böyle olunca ön sorunun kabulüyle kesin nitelikteki bozmaya uyularak karar verilmek üzere, direnme kararı bozulmalıdır…”

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HD, 2019/876K. 2019/1068T. 30.5.2019
***TASARRUFUN İPTALİ DAVASI DEVAM EDERKEN İHTİYATİ HACİZ KARARI VERİLEBİLECEĞİ ***

“…Davacı vekili davalılar arasındaki tasarrufun iptaline ve dava konusu taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir olmadığı takdirde ihtiyati haciz konulmasını talep ve dava etmiştir. İlk derece mahkemesince talep reddedilmiştir. Somut olayda, davacı tarafın davalılardan Ş.T.’un borcundan dolayı Ankara 4. icra müdürlüğünün 2015/6050 Sayılı dosyası ile takip başlattığı, alacağını tahsil edemeyince davalılar aleyhine eldeki iş bu tasarrufun iptali davasını açtığı, davalılar arasında iptali istenilen tasarrufların yapıldığı, borçlu hakkında aciz belgesi alındığı, davacının dava açmakta haklı olup olmadığının yargılamayı gerektirdiği, ihtiyati haciz için davaya ilişkin tüm koşulların gerçekleşmesinin beklenmesi dava ile elde edilecek sonuçların alınamamasına yol açabileceğinden davacının ihtiyati haciz talebinin kabulü gerekirken talebin reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.Bu durumda mahkemece, ihtiyati haciz kararının kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur…”

 

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HD, E. 2019/132 K. 2019/214 T. 13.2.2019
***ASIL BORÇ REHİNLE TEMİN EDİLMİŞ OLSA BİLE KEFİLİN KEFALET BORCU İÇİN AYRICA İPOTEK VERMEMİŞ OLDUĞU HALLERDE KEFİL HAKKINDA İHTİYATİ HACİZ KARARI VERİLEBİLİR***

“…Somut olayda, asıl borçlu .. A.Ş.’ne alacaklı banka tarafından kredi kullandırılmış, aleyhine ihtiyati haciz talep edilenler de kredi sözleşmelerini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış, kredi borcu vadesinde ödenmediği için borçluya hesap kat ihtarnamesi gönderilmiştir. Kredi borcunun teminatı olarak müteselsil kefil olan borçlular adına kayıtlı taşınmazlar üzerinde ipotek tesis edilmiş ise de, söz konusu ipotekler asıl borçlunun borcunu teminat altına almak üzere verilmiş olup, kefillerin kefalet borcunu teminen verilen bir ipotek bulunmamaktadır. Dosya içinde bulunan belgelere göre alacağın varlığı yaklaşık olarak ispatlandığından nakdi alacak talebi yönünden talep dilekçesi, hesap kat ihtarnamesi ve ekli diğer belgeler uyarınca ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar vermek gerekirken mahkemece ipoteğin müteselsil kefillerin kefaletlerinin teminatı olarak verildiğinden bahisle talebin reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 27.12.2017 tarih, 2016/1 Esas, 2017/6 karar sayılı kararında belirtildiği üzere, ihtiyati haciz icra işlemi olmayıp özel geçici hukuki koruma müessesesi olup, ancak İİK’nın 257. maddesindeki şartlar çerçevesinde sadece para alacakları için öngörüldüğünden teminat alacakları için ihtiyati haciz kararı verilemez. Bu nedenle henüz ibraz edilmemiş çek yapraklarının kanuni karşılıkları yani teminat gösterme borcu (gayri nakdi alacak ) için ihtiyati haciz kararı verilemeyecektir.Bu nedenle, alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüyle mahkeme kararının kaldırılması ve talebin kısmen kabulüyle hesap kat ihtarnamesinde belirtilen nakdi alacak miktarı olan toplam 32.572.546,76 TL için teminat karşılığında borçluların taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, gayri nakdi alacak yönünden ise şartları oluşmadığından ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur…”

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HD, E. 2019/150 K. 2019/129 T. 31.1.2019
***HAKKINDA KONKORDATO GEÇİCİ VEYA KESİN MÜHLET VERİLEN ŞİRKET HAKKINDA İHTİYATİ HACİZ KARARI VERİLMESİ***

“…Talep, ihtiyati haciz kararına itiraza ilişkindir.İhtiyati haciz talep edebilme koşulları İİK’nın 257. maddesinde gösterilmiş olup, bunlar, alacağın muaccel olması ve alacakla ilgili rehnin bulunmamasıdır. Sözü edilen maddede bunun dışında her hangi bir koşul öngörülmemiştir.Somut olayda; itiraz eden borçlu şirketin keşide ettiği talebe konu çekin süresi içinde alacaklı hamil tarafından bankaya ibraz edildiği ve karşılığının bulunmadığından ödeme yapılmadığı ihtilafsızdır.Ankara 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/581 Esas sayılı dosyasında itiraz eden borçlu şirket tarafından 07.08.2018 tarihinde konkordato istemli davanın açıldığı ve talebin kabul edildiği görülmüştür.İİK’nın 294/1. maddesinde; “Mühlet içinde borçlu aleyhine 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur, ihtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz kararları uygulanmaz, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez.” şeklinde hüküm yer almaktadır.O halde, yukarıdaki yasa hükmü ve asıl borçlu şirket hakkında konkordato geçici veya kesin mühletinin verilmesi, ihtiyati haciz kararı verilmesine engel değildir. Yasa hükmü, ihtiyati haciz kararının verilmesini değil, uygulanmasını engellemektedir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince itiraz eden borçlu şirketin ihtiyati hacze vaki itirazının reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle HMK’nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir…”

 

T.C.YARGITAY 19. HUKUK DAİRESİ. 2014/6868K. 2014/9079T. 13.5.2014
*** AÇILAN MENFİ TESPİT DAVASINDA ÇEKİN İBRAZI HALİNDE ÖDENMEMESİNE İLİŞKİN VERİLEN İHTİYATİ TEDBİR KARARI, ÇEK HAKKINDA İHTİYATİ HACİZ KARARI VERİLMESİNE ENGEL DEĞİLDİR***

“…Mahkemece, Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen ödemeden men yasağı çeke dayalı takip yapılmasına engel değilse de menfi tespit davasının tarafı olan U. Faktoring A.Ş’ni kapsar şekilde çekin ibrazı halinde ödenmemesi konusunda ihtiyati tedbir kararı verildiğinden ve bu şekilde verilen tedbir kararının U. Faktoring A.Ş’yi bağlayacağından itirazın kabulüne, ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmiş, kararı ihtiyati haciz isteyen vekili temyiz etmiştir.

İhtiyati haciz geçici hukuki koruma niteliğinde olup, icra takip işlemi niteliğinde bulunmadığından menfi tespit davası açılması ve bu dava sırasında ihtiyati tedbire hükmedilmesi ihtiyati haciz kararı verilmesine engel teşkil etmez.Mahkemece bu yön gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır…”

 

T.C. SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HD, 2017/1530 K. 2017/1673 T. 12.10.2017
***SIRA CETVELİNDE İHTİYATİ HACZİN KESİN HACZE DÖNÜŞTÜĞÜ TARİHİN ÖNEMLİ OLDUĞU ***

“…davacı tarafından borçlu aleyhine kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibi başlatıldığı, satışı yapılacak taşınmaz üzerine 28/08/2013 tarihinde ihtiyati haciz konulduğu, ödeme emrinin borçluya 02/09/2013 tarihinde tebliğ edildiği, 10 günlük ödeme süresinin 12/09/2013 günü mesai bitiminde sona erdiği ve ihtiyati haczin kesin hacze dönüştüğü, buna karşın davalı tarafça borçlu aleyhine ilamsız takip başlatıldığı, satışı yapılacak taşınmaz üzerine 03/09/2013 tarihinde ihtiyati haciz konulduğu, ödeme emrinin borçluya 04/09/2013 tarihinde tebliğ edildiği, 7 günlük ödeme ve itiraz süresinin 11/09/2013 günü mesai bitiminde sona erdiği ve ihtiyati haczin kesin hacze dönüştüğü, sonuç olarak davalının haczinin davacı alacaklıdan önce kesin hacze dönüşmesi nedeniyle, icra müdürlüğünce yapılan 15/02/2017 tarihli derece kararında davalı alacağının 1.sırada davacı alacağının ise 2.sırada yer almasının yerinde olduğu tespit edilmiştir. İİK.nın 264/5. maddesine göre ihtiyati haczin konulma tarihi değil, ihtiyati haczine kesin hacze dönüştüğü tarih sıra cetveli tanzim esnasında önem arz etmektedir. Bu hususun mahkemesince gözardı edilerek davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup yukarda açıklanan gerekçeyle…”

Tıklayarak Bizi Arayın!